Bürokrat, aylık yönetim ve aktüalite dergisidir.
Logo
Burokrat Dergisi

Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası İyilik Ödülleri’nin İnsani ve İktisadi Gelişim Açısından Değerlendirilmesi

t01

 

Türkiye Diyanet Vakfı 40. yılında kuruluş tarihi olan 13 Mart’ı “Uluslararası İyilik Ödülleri” günü ilan etmiştir. 2015 yılında ilk program düzenlemiş ve iyilik sahiplerine ödülleri verilmiştir. Bu yıl ise “Dünyayı iyilik değiştirecek” temasıyla ikincisi düzenlenen Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası İyilik Ödülleri, İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sudan eski Cumhurbaşkanı Abdurrahman Swar Ez-Zeheb’ın da konuk olarak katıldığı bir törenle sahiplerine sunulmuştur.

t02

Türkiye Diyanet Vakfı, organize etmeye başladığı Uluslararası İyilik Ödülleri ile kısa vadede insan özelinde, iyi birey olmaya yönlendiren çalışmalar yapılırken, uzun vadede toplumsal meselelere duyarlı, çevresinden haberdar ve çözüm üreten davranışları ön plana çıkaracak faaliyetler yürütmeyi amaçladığını dile getirmiştir.

“Dünyayı İyilik Değiştirecek” sloganı ile iyilik konusunda bir farkındalık oluşturmak için ödül töreni düzenlendiğini ifade eden Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, “Bu kardeşlerimizin hiçbirisinin bizim ödüllerimize ihtiyacı yok ama bizim onların şahsında iyiliği bütün dünyaya yaymaya ihtiyacımız var. İyilik Hz. Muhammed(S.A.V.)’in dilinde, iyilik, doğruluk ve güzellik, birbirinden ayrılmayan 3 kavramdır. Doğruluk olmadan iyilik olmaz, iyilik olmadan güzellik egemen olmaz, doğruyu, iyiliği güzelliği belirleyen yüce değerler vardır. Bu değerler asla yaratıcı kudretten, Rabbimizden bağımsız düşünülemez. Yaratıcı kudret bu değerleri hem insanın mayasına ve fıtratına yerleştirmiş, hem de mukaddes kitabımız ve peygamberimiz aracılığı ile tüm dünyaya duyulmuştur. İyilik varlık, kötülük yoktur. Kötülük kötünün şahsında varlık kazanır ama iyilik iyiler olmasa da vardır” diye konuşmuştur.

 

Kısaca, Türkiye Diyanet Vakfı ve Faaliyetleri

Türkiye Diyanet Vakfı; her ne kadar Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı (TDİB) ile özdeşleşmiş bir yapıda anılıyor olsa da yerine göre TDİB’ndan çok daha farklı yapı ve fonksiyonlarda görev alabildiği görülmektedir. Örneğin Türkiye Diyanet Vakfı denilince ilk akla gelen eser olan “İslam Ansiklopedisi’dir. 30 yıllık bir emeğin ürünü olan 44 ciltlik İslam Ansiklopedisi,  Cumhuriyet döneminin en muhteşem kültür hazinesi olarak tarihteki ve kütüphanelerdeki yerini almıştır.   Bugün için yurtiçinde bini aşkın şubesi ve dünyanın 135 ülkesinde bulunan temsilcilik merkezleriyle sadece dini eğitim ve hizmet sunmakla kalmayıp, inanç, köken ve bölge ayrımı yapmadan ihtiyaç sahiplerinin de yanında olmaya gayret etmektedir. Ayrıca Türkiye Diyanet Vakfı, son 5 yılda yurt içinde ve yurt dışında yaptığı 316 milyon lira yardımla, ülkemizin bu alanda önde gelen sivil toplum kuruluşları arasında yer almaktadır.

Bilhassa son zamanlarda yaşanan ve yaşanmaya devam eden acı verici terör olayları yüzünden, üzüntü ve keder dünya çapında hızla yayılmakta ve insanlar birbirilerine potansiyel tehlike kaynağı olarak görür hale gelmektedirler. Tüm bu durumlara karşın, tüm insanlığı kuşatan şiddet, terör, nefret, düşmanlık, ırkçılık, ayrımcılık, işgal, sömürgecilik, İslamofobiya ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan zorunlu göç, açlık, yoksulluk, haksızlık, adaletsizlik, çevre tahribatı gibi sorunlarla mücadele etmek adına güçlü bir farkındalık ve bilinç oluşturacak çalışma ve organizasyonlara büyük ihtiyaç duyulmaktaydı. Tam da böylesi bir ortamda Türkiye Diyanet Vakfı’nın gerçekleştirdiği bu Uluslararası İyilik Ödülleri organizasyonu çok manidar ve anlamlı bir değere sahip olmuştur.

 

2016 İyilik Ödülleri’ne Yakından Bakış

Türkiye Diyanet Vakfı’nca (TDV) bu yıl ikincisi düzenlenen “Uluslararası İyilik Ödülleri” için (TDV) Genel Müdürü İsmail Palakoğlu tarafından, ulusal ve uluslararası alanda 8 farklı dilden yaşanmış bin 100 hikayenin değerlendirildiği bildirildi. Palakoğlu, yaptığı açıklamada, iyiliği ödüllendirmek, duyarlı bir kamuoyu ve vakıf medeniyetinin yeniden inşası için farkındalık oluşturmak amacıyla yaşanmış iyilik hikayelerine, ”Uluslararası İyilik Ödülleri” verdiklerini anımsattı. Türkiye genelinde geçen yıl 500 iyilik hikayesi arasından seçilen 6 iyilik sahibine ödülleri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez tarafından takdim edildi.

135 ülkeden bin 100 yaşanmış iyilik hikayesinden seçilen 70 hikaye komisyon tarafından dikkate değer bulunarak ön elemeden geçirildi. İkinci komisyon değerlendirmesinin ardından sayı 22’ye düşürüldü. Bu 22 hikaye özel jüri tarafından bir kez daha değerlendirildikten sonra,  son olarak kalan 7 iyilik hikayesi ve bunların kahramanı 7 iyilik insanına, 13 Mart Pazar günü İstanbul Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen özel gecede ödülleri verildi.

 

İşte 2016 İyilik Ödülü Alan İsimler

Abdurrahman Swar Ez-Zeheb:

abdurrahman-swar-ez-zeheb

Afrika’nın tarihine geçen iyiliklerin yazıldığı bir dönemi başlatan lider olarak bilinen Sudanlı Ez-Zeheb, 30 yılı aşkın bir süredir Afrika toplumlarının maddi-manevi ihyası yolunda çalışamaya devam eden gayretkeş bir iyilik elçisi olarak da anılmaktadır. Ülkesi Sudan’ın 7. Cumhurbaşkanı olarak devletin zirvesinde yer alsa da götürdüğü hizmetler, yaptığı yardımlar ve değiştirdiği hayatlarla, Afrika’nın kalbinde sönmeyecek bir umut ışığı yaktı. Afrika’nın en köklü sivil toplum kuruluşlarından ‘‘Munazzama ad-Dawa al-İslamiyye’’yi bugün 40’ı aşkın Afrika ve Asya ülkesinde faaliyeti olan uluslararası bir sosyal yardım kurumuna dönüştürdü. Onun gayretli çalışmalarıyla mütevazi bir hayır kurumu, dünyanın sayılı insani yardım örgütlerinden biri ve Afrika halklarının en büyük umut kapısı oldu.

 

Dr. Jemılah Mahmood:

jemilah-mahmoodAslen bir tıp doktoru ve Doğu Asya Barış Ödülü’nü alan ilk Malezyalı kadın olan Jemilah Mahmood, 2003 yılından bu yana çatışma ya da afet bölgelerinde gönüllü doktor olarak görev yapmaktadır. Irak işgalinde, Endonezya Açe depremi ve tsunami felaketinde, Suriye ve Ürdün’deki  mülteci kamplarında, çocuk-yaşlı binlerce insanın yarasını sarmış, yardımına koşmuştur.
Irak’ta bulunduğu sırada ambulansına açılan ateşle yaralandığında, “bu önemsiz yarayla vakit kaybedemem” diyerek tedavi bekleyen yaralılara koşan, başkalarının hayatı için kendi acısını hiçe sayacak kadar fedakâr bir yürektir Jemilah Mahmood Hanımefendi. Üstlendiği uluslararası görevlerle, bugün; Bağdat’tan, Endonezya’ya, Suriye’den Ürdün’e dünyanın önde gelen iyilik elçilerinden biri olarak umut olmaya, şifa olmaya, iyilik olmaya devam etmektedir.
İsmail Ertem:

ismail-ertemUluslararası İyilik Ödülleri programında, Türkiye’den ödüle layık görülen kahramanlardan biri de İsmail Ertem’dir. Terör örgütü PKK ile mücadele esnasında yaralanan silah arkadaşının üzerine yatarak siper olan Jandarma Uzman Çavuş İsmail Ertem, ödül töreni esnasında Cumhurbaşkanı Erdoğan dahil olmak üzere salondaki herkes tarafından ayakta alkışlanmıştır. Ertem sahnede bir konuşma yaparak, “Benim yerimde hangi Mehmetçik olsa aynı şekilde davranırdı. Olay günü Süleyman ağabeyin yanında ben olduğum için ben siper oldum. Yaptığımız operasyonlarda sivil halkın emniyetini üst seviyede tutuyoruz. Yaptığımız faaliyetlerin halkımızın ve siz değerli büyüklerin dikkatini çekmesi bizi ayrıca mutlu etmekte moralimizi yükseltmektedir. Bu ödülü bölgede görev yapan tüm silah arkadaşlarım ve burada bulunmayan Süleyman ağabeyim adına alıyorum” dedi.

Dr. Susan Carland:

dr-susan-carland

Avustralyalı bir akademisyen, sevgi dolu bir anne ve gerçekleştirdiği sosyal projelerle ülkesinde tanınan bir aktivist olan Sudan Carland, ülkesinin en ünlü avukatlarından ve talk show sunucularından biri olan Waleed Aly’nin de eşidir. 19 yaşında İslam’ı seçen Dr Susan Carland, bilhassa son zamanlarda giderek artış gösteren İslamofobik saldırılara karşı gösterdiği cesur ve inançlı duruşu ile iyilik ödüllerini alan kişilerden biri oldu.

 

Ödül töreni esnasında, Diyanet İşleri Başkanı Görmez,   Sudan Carland’ın da hikayesini anlatarak, “Sudan kardeşimize Fussilet Suresi’nin 34’üncü ayeti ışık tutmuş, harekete geçmiş ve karar vermiş. Demiş ki ‘Ben bana yönelen her kötü söze bir iyilik ile karşılık vereceğim. Bana yönelen her nefret söylemine karşı ben yardım muhtaç çocuklara sadakada bulunacağım’ demiş. Sonra her gün sosyal medya hesaplarında kendisine yönelen, nefret mesajlarını sayar, her nefret mesajına karşılık 1 dolar sadakada bulunurmuş. Bunu da ilan eder, kendisine nefretle yönelenlere de teşekkürlerini bildirirmiş. Ancak elde avuçta bir şey kalmaz. Elinde olan bütün parasını bu yola harcar fakat bu arada Avustralya’daki vicdan sahibi insanlar, bu iyilik hareketlerinden haberdar olacaklardır ve herkes onun adına Sudan hanımefendiye yönelen nefretlere kötülüklere karşı sadaka vermeye başlarlar. Onun bu iyilik dolu küçük dokunuşu, çok daha büyük bir sosyal kampanyanın başlamasına yol açtı… Kısa zamanda büyüyen bu iyilik dalgası hızla yayıldı, genişledi ve yalnız mesajlar için değil başka bağış ve yardımlarda bulunmak isteyenlerin de katıldığı büyük bir iyilik hareketi halini aldı.
Ve Susan Carland, bir kötülüğü yüzbinlerin destek verdiği bir iyilik seline dönüştürmeyi başardı.” dedi.
Dr. Mads Gilbert:

dr-mads-gilbertDünya onun adını 2008’deki Gazze kuşatmasında duydu. Gazze’de başlayan acımasız İsrail bombardımanının ardından Gazze sokaklarında, İsrail saldırıları sürerken, tehlikenin tam ortasında Filistinli savaş mağdurlarını tedavi etmeye çalıştı. Bu gösterdiği cesur ve bütünüyle insani olan bu davranışı ile, sadece mesleği gereği hayat kurtarmakla kalmadı; duyarlı bir yürek sahibi aktivist olarak Filistin’de yaşanan drama yaptığı cesur açıklamalarıyla dünyanın dikkatinin de o bölgeye çekilmesine vesile oldu.

 

Osman Gerem:

 osman-geremŞanlıurfa’da yaşayan zengin gönüllü bir iyilik kahramanı olan Osman Gerem, sadece iyilik için yaşayan, gençlik yıllarından bu yana 25 yılı aşkın bir süredir kendini hayra adamış bir fukara dostudur. Ömrünü hayra vakfetmiş bir iyilik gönüllüsü olarak gün olur yoksullara ev yaparak, gün oluyor gıda, eşya, erzak yardımlarıyla sarabildiği kadar yara sarmaya çalıştığı söylenir Gerem için. Bilhassa son dönemlerde yaptığı faaliyetlerle daha büyük yardımlara imza atmıştır.  Suriyeli misafirlerin bölgeye gelişinden sonra Şanlıurfa’da  60 STK’yı bir araya getirip kurduğu platformun başında, Suriye’ye 135 TIR yardım gönderilmesine önderlik etmiştir. Urfa’ya gelen Suriyeli sığınmacılar için 890, Sur için 2 ve Silopi’ye de bir TIR yardım toplamıştır. Yaptığı bu yardım faaliyetleri ile, bölgede yaşayan fakat birbirinden uzak kalmış, farklı yerel gruplar ve etnik kökenlerden yöre insanını da aynı çatı altında, iyilikte buluşturmuştur.

“Leyla’dan Sonra” Hareketi:

leyladan-sonra-hareketiLeyladan Sonra Hareketi;  üniversite eğitimlerine devam eden genç doktor adayları Övgü Sinem Buğan, Yüsra Betül Medik ve Kübra İlicepınar’ın önderlik ettiği bir gönüllülük hareketi olarak başladı. Bu oluşumun meydana gelmesine vesile olan kişi ise o dönem kanser tedavisi gören 5 yaşındaki Leyla adlı küçük bir kız oldu. Tek isteği bir bisiklet olan küçük Leyla, bu isteğine kavuşamadan hayata veda edince bu duruma tanık olan bu genç doktorlar söz konusu olaydan fazlasıyla etkilendiler. Küçük Leyla’nın ardından, kronik hastalıklarla mücadele eden çocukların hayallerini gerçekleştiren iyilik elçileri oldular ve böylece “Leyla’dan Sonra” projesini başlattılar. 3 kişiyle başlayan bu iyilik hareketi, kısa sürede tüm Türkiye’ye yayıldı.  Leyla’dan Sonra gönüllülerinin sayısı farklı üniversitelerden yüzlerce tıp öğrencisine ulaştı. Bu iyilik dalgasına katılan genç doktorların sayısı hızla artarken, Leyla’dan Sonra gönüllüleri, bugüne kadar bin 165 hasta çocuğun hayalini gerçekleştirdi.

İnsani ve İktisadi Gelişim Penceresi’nden İyilik Ödülleri

Bir medeniyetin ve kültürün, bir kavrama dair nasıl bir toplumsal algı geliştirdiğini anlamayabilmek için, onun toplumsal hafızasının söz dağarcığında yer alan kavram haritasına ve zengin anlam dünyasına bakmak yeterlidir. Bazı toplumlarda bir kavram sadece bir tanımlama aracı olarak kullanırken başka toplumlarda ise tanımlama anlamının ötesinde çok daha ulvi değerler de yüklenebildiğini görmekteyiz. Çok bilinen bir örnek olarak “Deve” hayvanının adını verebiliriz. Malumaliniz, hayvan türlerinden biri olan devenin varlık olarak tanımı hemen her toplumda birbirine benzer şekilde tarif ediliyor olsa da, anlamsal değeri toplumların bakış açısında göre değişkenlik gösterebilmektedir. Örneğin batı toplumlarında deve kelimesi, o hayvanın genel olarak tarifini yapmak için yeterli olurken, Arap Toplumu’nda devenin her bir yaş ve gelişim evresini tanımlamak için kırktan fazla isim kullanıldığı bilinmektedir. Bu da bize bir kavramın o toplum için ne kadar değerli ve önemli ise, o kadar derin ve çeşitli şekillerde yer alabildiğini göstermektedir.

İşte tam da bu bakış perspektifini kullanarak, “İyilik” kelimesinin bizim toplumumuzdaki anlam karşılığına bakacak olursak, iyilik olgusunun bizim için ne kadar büyük ve derin olguları bir araya getirdiğini kolayca görebiliriz. Bizim toplumumuz için “İyilik”,  kimi zaman “hayır” kavramıyla, kimi zaman da “birr” kavramıyla karşımıza çıkarken, bizler onu bazen “ihsan”, bazen “hasenat”, bazen “lütuf”, bazen “fazl”, bazen “kerem”, bazen “âlicenaplık”, bazen “ma‘rûf”, bazense “mürüvvet” kavramlarıyla da ifade ederiz. Öyle ki bireysel ve toplumsal hayatımızın can damarlarında dolaştığımızda, iyiliğin inci dizisinden saçılan bu kavramlardan en az birine mutlaka tesadüf ediyor oluruz. Tüm bu kelimelerin hepsinin temelinde ise, her türlü iyi, güzel, faydalı, erdemli tutum ve davranışların yer aldığı su götürmez bir gerçektir.

Tüm bunlar bizi; iyiliğin, tıpkı İnsani ve İktisadi Gelişim’in temel misyonu gibi- birey ve kişilerin çok ötesinde toplumların ve tüm insanlığın ortak değerlerini kapsayan en evrensel değerlerden biri olduğu gerçeğine götürür. Bu haliyle iyilik adına yapılan küçüklü büyüklü tüm eylemlerin aslında insanlığın ortak şahsi manevisini yüceltmek adına yapılan ulvi ve kutsi birer girişim olduğundan hareketle, iyiliklerin ödüllendirilmesi girişimi de taktir edilecek önemli bir faaliyettir. Nitekim bu güzel hareketin doğmasında etken sahibi olan fikir babalarından biri olarak bizler de bu güzel faaliyetin çalışmalarını takdir ediyor ve devamlılığı için desteklerimizi sürdüreceğimizi bildirmek istiyoruz.

Tıpkı Emerson’un da dediği gibi başarının bir tanımı da “..Tek bir kişi bile olsa  birilerinin, sırf siz yaşamış olduğunuz için, daha rahat nefes almakta olduğunu bilmenin mutluluğudur.” .

Son Söz olarak

Herkesin söyleyegeldiği bir gerçek vardır: İslam huzur ve barış dinidir. Daha dün huzurun ve barışın, iyiliğin ve güzelliğin, mutluluğun ve refahın merkezi olarak anılagelen yüce medeniyetimizin, bugünse savaşın ve vahşetin, acımasızlığın ve kötülüğün merkeziymiş gibi gösterilmeye çalışıldığı bir dönemde, bu yerleştirilmek istenen kötü algının etkisiz kılınabilmesi için yine kendi öz değerlerimizin rehberliğine büyük ihtiyaç duymaktayız.

Bugün gelinen noktada içinde yaşadığımız coğrafya sosyal çalkantıların içinde kıvranıyorsa dönüp önce kendimizi sorgulamaya başlamamış yerinde olacaktır. Demek ki, yeteri kadar sesimizi duyuramıyor, yeteri kadar hakkın, adaletin ve iyiliğin mücadelesini veremiyoruz. Nasıl ki evren boşluk kabul etmeyip bir boşluğu hemen bir başka şeyle doldurmaya çalışıyor, bizim medeniyetimizin bireysel değil toplumsal, kişisel değil insani gelişimi ve huzuru rehber edindiği o öz değerlerin yitirilmesiyle boş bırakılan o yere de başkaları hoyratlığı, zalimliği, acımasızlığı yani bütünüyle kötülüğü doldurmaya çalışmaktadırlar.  Bu sinsi girişimlere karşı her zamankinden daha uyanık ve duyarlı olmalı, onların unuttturmaya çalışıp aksini göstermeye gayret ettiği özdeğerlerimizi yeniden dünyaya göstermeye ve hatırlatmaya devam etmeliyiz.

B.Tugay Keçeci

İnsani ve İktisadi Gelişim Eğitmeni

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye Diyanet Vakfı Uluslararası İyilik Öd

Logo

Bu web sitesinde kullanılan ürünlerin tamamı Sistemiki Elektronik™ gözetiminde Bürokrat Dergisi ® 2015 sahiplerine aittir. İzinsiz kullanımlarda yasal süreç işletilecektir.
İlginize teşekkür ederiz.